Yatırım
6 dk okuma

Rekabet Avantajımız (Moat): Alan Uzmanlığı + Süreç Sahipliği + Veri Gücü

SaaS rekabet hendekleri, alan uzmanlığı, süreç sahipliği ve veri gücüyle kalıcı avantaj yaratma stratejisi.

İ
İsmail Murat Bayık
17 Haziran 2024
Yükleniyor...

Rekabet Avantajımız (Moat): Alan Uzmanlığı + Süreç Sahipliği + Veri Gücü

Rekabet Avantajımız (Moat): Alan Uzmanlığı + Süreç Sahipliği + Veri Gücü
Rekabet Avantajımız (Moat): Alan Uzmanlığı + Süreç Sahipliği + Veri Gücü
Bir yatırımcı bir SaaS şirketine baktığında ilk sorduğu soru genellikle "Bu pazar büyür mü?" olur. Fakat ikinci soru daha kritiktir: "Bu şirket bu pazarda kalıcı olabilir mi?" Çünkü büyüme, çoğu zaman pazardaki rüzgârın gücüyle gerçekleşir; ama kalıcılık, rüzgâr durduğunda ayakta kalabilenlerin oyunudur. Venture capital dünyasında bu kalıcılığın adı "moat"tır; yani rekabet hendekleri. Türkiye'de startup kültürü büyüdükçe moat kavramı daha çok konuşuluyor ama sahada hâlâ sık yapılan bir hata var: moat'ı sadece teknolojiyle karıştırmak. Oysa SaaS işinde teknoloji çoğu zaman kopyalanabilir. Arayüz, rapor ekranı, dashboard, hatta pek çok fonksiyon… hepsi geliştirilebilir ve benzerleri üretilebilir. Kalıcı olan şirketler, sadece yazılım yapanlar değil; sektörün işini ve sürecini sahiplenenlerdir. EGEROBOT®'un hikâyesi de tam burada başlıyor: Bizim rekabet avantajımız, yalnızca kodla değil; alan uzmanlığıyla, süreç sahipliğiyle ve zaman içinde biriken veri gücüyle şekilleniyor.

Alan Uzmanlığı: Sektörü Bilmek

Alan uzmanlığı kavramı Türkiye'de genellikle yanlış anlaşılıyor. Pek çok girişim "biz sektörü biliyoruz" der, sonra ürününü geniş kitleye satmaya çalışır. EGEROBOT®'un yaklaşımında ise alan uzmanlığı bir iddia değil, bir altyapıdır. İş sağlığı ve güvenliği, çevre uyumu, periyodik kontrol süreçleri, eğitim yönetimi, denetim ve uygunsuzluk takibi gibi alanlar; dışarıdan bakıldığında "form doldurma" gibi görünür. Gerçekte ise her biri bir işletmenin hukuki riskini yöneten, sahadaki operasyonu disipline eden, denetim izini oluşturan karmaşık süreçlerdir. Türkiye gibi regülasyonun sürekli güncellendiği ve uygulamada farklılık gösterebildiği pazarlarda bu süreçleri doğru anlamadan, doğru ürün üretmek mümkün değildir. Alan uzmanlığı burada, ürünün "ne yapacağı" değil "ne yapmayacağı" konusunda bile belirleyici hale gelir. Çünkü regülasyonlu sektörde yanlış tasarlanmış bir ürün, müşteriye fayda değil risk taşır. Bu sebeple EGEROBOT®'un en temel avantajı; sektördeki gerçek kullanım pratiklerini, kurumların fiili alışkanlıklarını ve süreçlerdeki kritik kırılma noktalarını bilmesi ve ürününü bu gerçekliğe göre şekillendirebilmesidir.

Süreç Sahipliği: İşin Parçası Olmak

Ancak tek başına uzmanlık yetmez; yatırımcı için asıl değer, bu uzmanlığın nasıl ölçeklenebilir hale getirildiğidir. Burada ikinci katman devreye giriyor: süreç sahipliği. Süreç sahipliği, bir SaaS'ın "ekranda bir modül" olmaktan çıkıp, bir işletmenin günlük işleyişine yerleşmesi demektir. Türkiye'de kurumların önemli bir kısmı uzun yıllardır İSG, eğitim, denetim ve periyodik kontrol süreçlerini Excel, e-posta, WhatsApp ve fiziksel klasörler arasında yürüterek ilerliyor. Bu yöntemler kısa vadede "idare eder" gibi görünür. Fakat şirket büyüdükçe kontrol kaybolur, denetimlerde aynı belgeler defalarca aranır, personel değiştiğinde bilgi kaybolur ve en önemlisi süreçler kişiye bağımlı hale gelir. Süreç sahipliği sağlayan bir platform ise tam tersini yapar: işi kişiden bağımsızlaştırır, standardize eder, denetlenebilir hale getirir. İşte bu noktada ürün artık "kullanılan yazılım" değil "işin yürüdüğü sistem" haline gelir. Bir kurum için yazılım değiştirmek, bu noktadan sonra sadece bir tedarikçi değişimi değildir; işleyiş değişimidir. Bu da churn'ü düşürür, müşteriyi içeride tutar ve gerçek SaaS moat'ını yaratır.

Kanıt Üretme Gücü

Türkiye'deki fiili uygulamalara baktığımızda süreç sahipliğinin en güçlü olduğu alanlardan biri, kanıt üretme ihtiyacıdır. Denetim geldiğinde kurumun elinde sadece "yaptık" demesi yetmez; "ne zaman yaptık, kime yaptık, hangi içerikle yaptık, kim onayladı, kim katıldı?" sorularının cevabı gerekir. Eğitim modülünde katılım belgesi, imza tutanağı, sınav sonuçları; denetim modülünde uygunsuzluk kaydı ve kapanış aksiyonları; periyodik kontrol tarafında rapor ve onay akışları; sağlık muayenelerinde kayıt ve takip… bunların hepsi kanıt üretme fonksiyonudur. Kanıt üretme, sadece rapor üretmek değil; kurum içinde karar verilebilir veriyi oluşturmak demektir. EGEROBOT®'un süreç sahipliği yaklaşımı, işte bu kanıt üretme mekanizmasını standardize etmeye dayanır. Bu standardizasyon kuruma değer üretir; çünkü kurum hem mevzuata uyduğunu gösterir hem de iç operasyonunu daha yönetilebilir hale getirir. Bu değeri üreten bir platform, "alternatif" olmaktan çıkar.

Veri Gücü: Stratejik Avantaj

Üçüncü katman ise en kritik ve genellikle en geç fark edilen avantajdır: veri gücü. SaaS dünyasında en güçlü moat, zaman içinde biriken ve başkalarının kolayca elde edemeyeceği veri katmanıdır. Ancak burada veriden kastımız, sadece ham kayıt yığını değildir. Regülasyonlu süreçlerden toplanan veri, hem kurumsal risk profilini hem de saha davranışlarını yansıtan çok değerli bir bilgi setidir. Örneğin denetim ve gözlem kayıtları, hangi tip uygunsuzlukların hangi sektörlerde tekrar ettiğini gösterir. Eğitim performansları, kurumun hangi konularda zayıf olduğunu ortaya çıkarır. Uygunsuzlukların kapanma süreleri, operasyonel disiplin seviyesini yansıtır. Periyodik kontrol raporları, ekipman risk haritasını oluşturur. Sağlık muayenesi takibi, iş gücü sağlığıyla ilgili kritik trendler verebilir. Bu veriler biriktiğinde, platformun sadece operasyonel değil analitik bir değeri doğar. Yatırımcılar için bu çok önemli bir sinyaldir; çünkü analitik değer, ürünün fiyatlama gücünü artırır ve müşteriyi sistemde tutan ikinci bir bağ yaratır: yönetim kararları artık bu veriye dayanır.

Global Perspektif

Yabancı yatırımcıların genellikle sevdiği nokta da tam burasıdır. Bir SaaS şirketi "workflow" ile başlar, ama uzun vadeli ve global değer üretmek istiyorsa "data layer" kurmak zorundadır. Türkiye'de pazarı iyi bilen bir ekip olarak, EGEROBOT®'un avantajı şudur: çok parçalı, çok lokasyonlu ve regülasyonlu iş süreçlerini yönetmek, veri anlamında daha hızlı zenginleşen bir ortam yaratır. Bu veri zenginliği doğru şekilde yapılandırılırsa, sadece Türkiye'de değil, benzer problemleri yaşayan diğer pazarlarda da rekabet avantajına dönüşür. Elbette bunun için yatırım ve doğru stratejik mentorluk gerekir. Çünkü veri gücü; sadece toplanan veriden değil, o verinin nasıl modellendiğinden, nasıl anonimleştirildiğinden, nasıl raporlandığından ve nasıl ürüne geri beslendiğinden doğar. Bu noktada yatırımcının deneyimi ve network'ü, EGEROBOT®'un bu veri katmanını çok daha hızlı olgunlaştırmasında büyük itici güç olabilir.

Özellik Değil, Moat

Moat'ı konuşurken Türkiye'de sık yapılan bir diğer hata da "bizde çok özellik var" demektir. Özellik, moat değildir. Moat; müşterinin sizi bırakmasını zorlaştıran, rakibin sizi kopyalamasını pahalılaştıran ve pazarın sizin etrafınızda şekillenmesini sağlayan yapıdır. EGEROBOT®'un rekabet avantajı bu anlamda üçlü bir temele oturur: alan uzmanlığı bize doğruluğu, süreç sahipliği bize kalıcılığı, veri gücü ise bize uzun vadeli stratejik değeri sağlar. Bu üçü bir araya geldiğinde platform, sadece yazılım değil; kurumların uyum ve risk yönetiminde bir "operating system" haline gelir.

Sonuç: Kategori İnşa Etmek

Sonuç olarak yatırımcı açısından EGEROBOT®'un hikâyesi, "bir yazılım geliştirdik" hikâyesi değildir. Biz, regülasyonlu sektörlerde bir kategori inşa etmenin altyapısını kuruyoruz. Bu kategoride kalıcı olanlar, en hızlı kod yazanlar değil; sektörü anlayan, süreçleri sahiplenen ve veriyi güce dönüştürenler olacak. EGEROBOT®'un bugüne kadar biriktirdiği saha deneyimi, ürünleşme refleksi ve modüler platform yaklaşımı; bu hendekleri inşa etmek için güçlü bir zemin sunuyor. Şimdi hedefimiz bu zemini daha hızlı büyütmek, daha güçlü bir veri katmanı oluşturmak ve pazarda daha geniş bir ölçekte süreç sahipliği kurmak. Bu yolculukta stratejik yatırım ortaklarına açığız. EGEROBOT®'un yatırımcılara kapısı açık; çünkü biz sermayeyi yalnızca büyümek için değil, moat'ımızı derinleştirmek ve global ölçekte kalıcı bir platform inşa etmek için bir kaldıraç olarak görüyoruz. Doğru yatırımcıyla yan yana geldiğimizde, sadece pazarda yer almak değil; pazarı yönlendiren bir kategori lideri olmak mümkün.

Yatırımcı İlişkileri

Yatırımcı mısınız? EGEROBOT® ürünümüzü ve planlarımızı konuşmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sadece sermaye değil, deneyim ve rehberlik de arıyoruz. Birlikte büyümek isteyen yatırımcılarla tanışmak istiyoruz.