Denetimde Sorun Çıkmaması ile İSG Sisteminin Gerçekten Çalışması Aynı Şey Değildir

Türkiye’de denetim odaklı İSG yaklaşımının yarattığı 'sorunsuzluk' illüzyonu ile sahada gerçek risk yönetimi ve sistem sürekliliği arasındaki kritik farklar.

E
EGEROBOT Ekibi
17 Nisan 2020
Yükleniyor...

Denetimde Sorun Çıkmaması ile İSG Sisteminin Gerçekten Çalışması Aynı Şey Değildir

Denetimde Sorun Çıkmaması ile İSG Sisteminin Gerçekten Çalışması Aynı Şey Değildir
Denetimde Sorun Çıkmaması ile İSG Sisteminin Gerçekten Çalışması Aynı Şey Değildir

Denetim Psikolojisi ve Görünüşte Uyum

Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının kaderini belirleyen en güçlü psikolojilerden biri denetimdir. Denetim yaklaşırken işletmeler hareketlenir, eksikler tespit edilir, dosyalar düzenlenir, eğitim imzaları tamamlanır, talimatlar asılır, bazı ekipmanlar hızlıca toparlanır. Denetim günü geldiğinde ise kurum kendini çoğu zaman “hazır” hisseder. Çünkü istenen evraklar vardır, dosyalar yerindedir, tabelalar takılıdır. Denetim sorunsuz geçtiğinde de doğal bir rahatlama yaşanır: “Demek ki sistem çalışıyor.”
Ancak sahada defalarca görülen gerçek şudur: Denetimde sorun çıkmaması, sistemin çalıştığını göstermez. Denetimden temiz geçmek, çoğu zaman kurumun “denetime hazırlık” refleksinin başarılı olduğunu gösterir. Bu refleks ise Türkiye’de İSG’nin en kritik kırılmalarından birini üretir: İSG’nin amacı riskleri azaltmak değil, sorun çıkarmamaktır. Bir işletme bu psikolojiyle çalıştığında sistem gerçek anlamda olgunlaşmaz; yalnızca görünüş düzelir. Oysa İSG’nin testi denetim günü değil, denetimden sonraki sıradan günlerdir.
Bu yazı, Türkiye’de denetim odaklı İSG yaklaşımının nasıl bir “yanlış başarı ölçütü” ürettiğini, denetimle sistemin neden aynı şey olmadığını ve gerçek bir İSG sisteminin hangi göstergelerle ölçülmesi gerektiğini analiz eder.

Fotoğraf vs. Film: Süreklilik Sorunu

Denetim, mevzuat gereği yapılması gereken bir kontrol mekanizmasıdır. Bu yönüyle değerlidir. İşletmelerin en azından temel yükümlülükleri yerine getirip getirmediğini görmeyi amaçlar. Ancak Türkiye pratiğinde denetim, çoğu zaman “minimum uyum” mantığıyla algılanır. İşletmenin zihninde şu soru oluşur: “Ne isterlerse onu tamamlayalım.” Bu yaklaşım, mevzuatı sistem kurmak için değil, ceza yememek için okuyan bir refleks üretir.
İSG sistemi kurmak ile denetimde sorun yaşamamak arasındaki fark, süreklilikte ortaya çıkar. Denetim bir gündür. Sistem ise her gündür. Denetim bir fotoğraftır. Sistem ise bir film gibi akar. Fotoğrafta iyi görünen ama filmde dağılan yapı, aslında sistem değildir. Türkiye’de çok sayıda işletme denetimde tertipli, sahada ise kırılgan bir görüntü verir. Çünkü “denetim hazırlığı” ile “risk yönetimi” aynı şey sanılır.

Belge Bütünlüğü ve Saha Gerçekliği

Denetimde sorun çıkmamasının en yaygın nedeni, belge bütünlüğünün sağlanmasıdır. Risk değerlendirmesi vardır, acil durum planı vardır, eğitim kayıtları vardır, tatbikat raporları vardır, kurul tutanakları vardır. Bu evrakların tamamı mevzuat açısından gereklidir.
Fakat sahadaki gerçek şudur: Belgenin varlığı, riskin azaldığı anlamına gelmez. Risk değerlendirmesi yapılmış olabilir, ama risk değerlendirmesindeki aksiyonların yüzde kaçı kapanmış? Eğitim verilmiş olabilir, ama sahada uygunsuz davranış azalmış mı? Tatbikat yapılmış olabilir, ama kriz anında refleks oluşmuş mu? Denetim çoğu zaman bu “sonuç” sorularını yeterince ölçemez. Çünkü denetimin süresi, ölçeği ve yöntemi çoğunlukla buna yetmez. Türkiye’de denetimden temiz çıkan işletmede İSG profesyoneli “başarılı” kabul edilir. Yönetim rahatlar. Bu rahatlık, aslında sistemin zayıflığını görmeyi engeller.

Denetim Sonrası Gevşeme Dönemi

Sahada çok sık görülen bir örnek bunu net anlatır. Denetim yaklaşırken iş yerinde bazı düzenlemeler hızla yapılır. Koruyucular takılır, uyarı levhaları yenilenir, bazı eksikler toparlanır. Denetim biter. Ardından üretim baskısı geri gelir. O koruyucu tekrar sökülür çünkü “işi yavaşlatıyor.” Levha düşer ve bir daha takılmaz çünkü “şimdi sırası değil.” Taşeron yeniden kontrolsüz girer çünkü “iş yetişecek.”
İşte bu döngü, sistem olmadığını gösterir. Çünkü sistemde denetim sonrası gevşeme değil, denetimden bağımsız disiplin vardır. Gerçek sistem, denetimden temiz çıkmayı değil; denetim olmasa bile aksiyonların kapanmasını, tekrarların düşmesini, iş kazalarının azalmasını ve risk disiplininin kalıcı hale gelmesini heeldefter. Denetim geçince rahatlamak, Türkiye’de en tehlikeli kırılmalardan biridir.

Takip Mekanizması ve Kapanma Disiplini

Denetimle sistem arasındaki farkı ortaya çıkaran en önemli kavram, takip mekanizmasıdır. Türkiye’de İSG’nin en zayıf olduğu alan “kapanma”dır. Uygunsuzluk tespit edilir, raporlanır, yazılır. Ancak kapanma disiplininde büyük zaaf vardır. Aynı uygunsuzluklar tekrar tekrar raporlara girer. Bu tekrarlar, sistemin çalışmadığının açık göstergesidir.
Sistemin gerçek ölçüsü şudur: tekrar eden uygunsuzluklar azalıyor mu? Aksiyonlar planlanan zamanda kapanıyor mu? Sorumluluklar net mi? Gecikmeler yönetimin önüne geliyor mu? Denetim günü bu tekrarlar görülmeyebilir veya tam olarak analiz edilemeyebilir. Oysa sistem, denetimden bağımsız olarak bu verileri yönetir.

Hukuki Sorumluluk ve İspat Gücü

Çalışma hukuku açısından da bu ayrım kritik önem taşır. Türkiye’de bir iş kazası sonrası süreçte “denetimde geçmiştik” cümlesi çoğu zaman işletmeyi korumaz. Çünkü olay anındaki fiili durum değerlendirilir. Risk biliniyor muydu? Aksiyon verilmiş miydi? Takip edilmiş miydi? Tekrar ediyor muydu?
Denetimde sorun çıkmadı diye kurumun sorumluluğu ortadan kalkmaz. Hatta bazı durumlarda denetimde sorunsuz görünmek, kurumun “belgeyle güçlü, sahada zayıf” olduğunu daha net gösterir. Çünkü sistem çalışsaydı risk zaten düşmüş olurdu. Türkiye’de iyi işletmelerin farkı, denetimi hedef olmaktan çıkarmasıdır. Denetimi bir sonuç olarak görür.

Sonuç ve EGEROBOT İSG-SİS® Perspektifi

Denetimde sorun çıkmaması, kurum için elbette olumludur. Fakat bu, tek başına İSG sisteminin çalıştığını göstermez. Türkiye pratiğinde denetim odaklı İSG yaklaşımı, “görünüşte uyum” üretir; oysa gerçek hedef “sahada kontrol”dür. Sistem; denetim günü değil, sıradan günlerde kendini gösterir. Aksiyonlar kapanıyorsa, tekrarlar düşüyorsa, davranış değişiyorsa ve yönetim takip mekanizması kurmuşsa sistem vardır.
EGEROBOT İSG-SİS® yaklaşımı bu ayrımı netleştirmek için tasarlanmıştır. Amaç denetim dosyası hazırlamak değil; denetimden bağımsız çalışan bir kontrol sistemi kurmaktır. Risklerin aksiyona bağlanması, aksiyonların sorumlularla eşleşmesi, gecikmelerin görünür olması, tekrar eden uygunsuzlukların trend olarak izlenmesi ve yönetimin bu veriye göre karar alması; sistemin gerçek göstergeleridir.
Böyle bir yapı kurulduğunda denetim “hazırlanılan bir gün” olmaktan çıkar, “zaten çalışmakta olan sistemin” doğal çıktısı haline gelir. EGEROBOT İSG-SİS® bu dönüşümü kurmak isteyen işletmelere; yazılım, metodoloji ve danışmanlık desteğini birlikte sunarak gerçek bir İSG yönetimi sağlar.

İSG-SİS® İş Sağlığı ve Güvenliği Bilgi Sistemi

Denetim hazırlığından gerçek risk yönetimine geçin. İSG-SİS® ile aksiyonlarınızı ve tekrarlarınızı gerçek zamanlı takip eden profesyonel bir sistem kurun.

Hizmetimizi İncele

Bizimle İletişime Geçin

İşletmenizde denetim odaklı değil, sistem odaklı bir İSG yapısı kurmak ve İSG-SİS® demo talebi için ekibimize ulaşabilirsiniz.

Demo ve İletişim