İSG’yi Outsource Edince Sorumluluk Neden Ortadan Kalkmaz?

İSG hizmetlerinin outsource edilmesinin hukuki sorumluluğu devretmediği, sahada gerçek kontrolün ve işveren sahipliğinin neden vazgeçilmez olduğu üzerine bir inceleme.

E
EGEROBOT Ekibi
17 Mart 2020
Yükleniyor...

İSG’yi Outsource Edince Sorumluluk Neden Ortadan Kalkmaz?

İSG’yi Outsource Edince Sorumluluk Neden Ortadan Kalkmaz?
İSG’yi Outsource Edince Sorumluluk Neden Ortadan Kalkmaz?

Dış Hizmet Yanılsaması ve Sorumluluk Gerçeği

Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin büyük kısmı OSGB modeli üzerinden yürütülüyor. Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için pratik bir çözüm gibi görünür: uzmanı dışarıdan alırsınız, hekimi dışarıdan alırsınız, eğitimler ve risk değerlendirmesi yapılır, evraklar hazırlanır, denetimde sorulabilecek dokümanlar düzenlenir. Bu nedenle birçok işletme, İSG hizmetini outsource ettiğinde “bu iş artık bizden çıktı” hissine kapılabiliyor. Sahada sıkça duyulan cümleler bunu açıkça gösterir: “OSGB bakıyor”, “uzmanımız var”, “bizim evraklar tamam”.
Fakat Türkiye’de hem mevzuat hem saha gerçekliği açısından en kritik gerçek şudur: İSG’yi outsource edebilirsiniz, ama sorumluluğu outsource edemezsiniz. Hizmeti satın almak, riski devretmek anlamına gelmez. İşveren, hizmeti hangi modelle alırsa alsın; iş sağlığı ve güvenliği açısından nihai sorumludur. Bu sorumluluk yalnızca kağıt üstünde bir hüküm değildir. Bir iş kazası, meslek hastalığı veya ciddi bir denetim süreci yaşandığında; işletmenin karşısına çıkan tüm değerlendirmeler bu sorumluluğu merkeze alır.
Bu yazı, Türkiye’de outsource İSG modelinin neden çoğu zaman yanlış anlaşıldığını, sorumluluğun neden işletmede kaldığını ve bu gerçeğin sahada ne tür sonuçlar ürettiğini analiz eder. Aynı zamanda, outsource modelin doğru işletildiğinde işletmeye nasıl güç kazandırabileceğini ve bunun için hangi kontrol mekanizmalarının kurulması gerektiğini ortaya koyar.

Neden Sorumluluk İşletmede Kalır?

İSG’nin outsource edilmesi, esasen bir uzmanlık hizmetinin dışarıdan alınmasıdır. İşletmenin kendi bünyesinde tam zamanlı uzman çalıştırmadığı veya yetkinliği yeterli görmediği durumlarda dış hizmet en doğru yöntem olabilir. Özellikle mevzuatın teknik yükü, eğitim ve dokümantasyon ihtiyacı, saha gözlemleri gibi süreçler dış hizmetle daha planlı yürütülebilir. Buradaki tek sorun outsource modelin kendisi değildir; outsource modelin “sorumluluğu kaldırdığı” şeklindeki yanlış algıdır.
Mevzuat açısından ise tablo nettir. 6331 sayılı Kanun’un temel yaklaşımı işvereni merkeze koyar. İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Risklerden korunma ilkelerini uygulamak, gerekli organizasyonu yapmak, araç-gereç sağlamak, çalışanları bilgilendirmek, eğitim vermek, gözetim yapmak, denetlemek ve uygunsuzlukları gidermek… Bu görevler outsource ile ortadan kalkmaz.
Türkiye’de bu yanlış algı birkaç sebepten beslenir. Birincisi, işletmenin İSG’yi bir operasyon alanı değil, dışarıdan alınan bir zorunluluk gibi görmesidir. İkincisi, denetim kültürünün belge odaklı olmasıdır. Üçüncüsü ise OSGB modelinin pratikte işletme içinde “tam sahiplik” üretememesidir. Dış hizmet sadece bu sürecin teknik yürütümünü destekler. Çünkü riskin kaynağı OSGB’de değil, işletmenin sahasındadır. Makine işletmede çalışır, kimyasal işletmede kullanılır, taşeron işletmede iş yapar, üretim temposu işletmenin kararıyla belirlenir. Bu nedenle sorumluluk da doğal olarak işletmededir.

Hukuki İzlenebilirlik ve Kanıt Zinciri

Sahada iş kazalarından sonra görülen en sert çarpışmalardan biri de budur. İşletme “OSGB bakıyordu” diyerek kendini geri çekmeye çalışır. Fakat değerlendirme mekanizmaları bu cümleyle durmaz. İşverenin riskleri bilip bilmediğine, uyarılıp uyarılmadığına, aksiyon alıp almadığına bakılır. OSGB raporlarında riskler yazılıysa, hatta defalarca yazılıysa; bu raporlar işletmenin risklerden haberdar olduğunu gösterir. Bu durumda outsource hizmet işletmeyi korumaz; aksine işletmenin “haberdar olduğu halde yeterli kontrol sağlamadığı” algısını güçlendirebilir.
Bu kırılganlığın kökeninde “aksiyon sahipliği” vardır. OSGB riskleri tespit edebilir, öneriler getirebilir, eğitim verebilir. Ancak aksiyonların kapanması işletmenin iç düzenine bağlıdır. Bir makine koruyucu takılacaksa bakım birimi devreye girecek, bütçe onayı verilecek, üretim durdurulacak, yeni standart yayınlanacak. Bu kararlar işletmenin içindedir. OSGB bu kararları sadece tavsiye eder. Bu yüzden outsource modelin başarılı olması için işletmenin içinde bir kontrol omurgasının kurulması gerekir. OSGB’nin raporu, işletmenin aksiyon mekanizmasına bağlanmalıdır.

İç Sahiplik ve Sürdürülebilirlik

Türkiye’de outsource modelin doğru kurulmadığı birçok örnekte işletmenin yaşadığı şey şudur: Evrak vardır ama sahada gerçek kontrol zayıftır. İşletme uzmanı dışarıdan almıştır ama işin yürütümü içeride sahiplenilmemiştir. Sonuçta İSG, “uzmanın yaptığı” bir iş gibi görülür. Bu yaklaşım ise sürdürülebilir değildir. Çünkü uzman gider, OSGB değişir, personel değişir; fakat risk aynı sahada yaşamaya devam eder. İşte bu nedenle kurumsal hafıza OSGB’de oluşmaz, sorumluluk OSGB’de kalmaz, İSG outsource edilince bile işverenin yükümlülüğü bitmez.
Burada doğru yaklaşım şudur: OSGB işletmeye uzmanlık sağlar, işletme ise sistem kurar. Bu ikisi birlikte çalıştığında outsource model gerçek değer üretir. İşletme OSGB’nin tespitlerini aksiyonlara dönüştürür, aksiyonları takip eder, gecikmeleri görünür kılar, tekrar eden riskleri azaltır. Böylece OSGB raporu bir “kayıt” olmaktan çıkar, “değişim aracı”na dönüşür.

Sonuç ve EGEROBOT İSG-SİS® Perspektifi

İSG’yi outsource etmek, hizmeti kolaylaştırır; ama sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Türkiye’de sahada görülen en kritik gerçek budur. Riskin kaynağı işletmede olduğu için sorumluluk da işletmededir. OSGB modeli, işletmeye teknik destek ve uzmanlık kazandırır; fakat sistemin çalışması, aksiyonların kapanması ve kontrol mekanizmasının kurulması işverenin sahiplenmesine bağlıdır.
Bu nedenle outsource modelin gerçek anlamda verimli çalışabilmesi için işletmenin içinde bir takip ve kontrol altyapısı kurulmalıdır. Risk tespitlerinin aksiyona bağlanması, aksiyonların sorumlularla eşleştirilmesi, kapanma doğrulaması, tekrar eden uygunsuzlukların izlenmesi ve yönetimin bu süreçleri düzenli görmesi; outsource hizmetin gerçek değerini ortaya çıkarır.
EGEROBOT İSG-SİS® bu noktada işletmeye bir omurga sunar. OSGB raporlarını işletmenin kurumsal hafızasına dönüştüren; aksiyon takip disiplinini kuran; gecikmeleri görünür kılan; tekrarları analiz eden ve sorumluluk zincirini netleştiren bir sistem sağlar. Böylece outsource hizmet yalnızca evrak üretimi değil, sahada gerçek kontrol üreten bir yapıya dönüşür. Türkiye’de İSG’de kalıcı başarı, “uzman var” demekle değil; “sistem çalışıyor” diyebilmekle mümkündür.

İSG-SİS® İş Sağlığı ve Güvenliği Bilgi Sistemi

Outsource hizmet aldığınız uzmanlarınızın raporlarını gerçek bir kurumsal hafızaya ve aksiyon takip sistemine dönüştürün. İSG-SİS® ile sorumluluğu yönetin.

Hizmetimizi İncele

Bizimle İletişime Geçin

İşletmenizde outsource hizmeti doğru bir kontrol altyapısıyla birleştirmek ve İSG-SİS® demo talebi için profesyonel ekibimize ulaşın.

Demo ve İletişim